Kayıtlar

OLMASI GEREKENİN MODASI GEÇMELİ , KENDİLİĞİNDEN OLAN GELMELİ HAYATIMA..

Resim
Arkadaşımla eğleneceğimizin garanti olduğunu düşündüğümüz bir etkinliğe katıldık. Sahneye gecenin organizatörü, aynı zamanda sunucusu çıkıp mizahi bir dille konuşmaya başladığında da fikrimiz hala aynı idi. Lakin konuklar gelip sahnede farklı kişiler boy göstermeye başlayınca ikimizin de sıkıldığını gösteren amareler de başladı. Ben cep telefonu ile ilgilenirken, arkadaşım duvara vuran ışıkların zerafetinden bahsediyordu. Derken, dayanamadı ve beklediğim öneriyi yaptı; "Ben sıkıldım, çıkalım mı?" Hiç ikiletmedim doğal olarak, o mekan ve ortam bizim kalbimizde bir yankı oluşturmadıysa yapacak birşey yoktu. Ertesi gün aynı etkinlikte bizimle beraber olan başka bir arkadaşla karşılaştık ve akşamki etkinlik ile ilgili yorumunu da aldık ; " Sıkıcıydı ama sonuna doğru bi parça eğlendik" Sıkılmasına rağmen sonuna kadar orda kalması tabii ki etkinlik sahiplerine saygısındandı. Eee biz saygısızca mı davrandık o zaman? Hayır, niyetimiz bu ...

KALP ÇAKRASI

Resim
- Hayatı coşkuyla yaşamak istiyormuşsun ama olmuyormuş, doğru mu? - Doğru.  - Peki en derin acıları da hissetmeye hazır mısın? - Bu sorunun cevabı çok zor, hazır değilim galiba.  - O zaman HİSSETMEYE hazır olunca gel..    Birini açıp diğerini kapatamazsın.

HANGİMİZ DAHA CİMRİ?

Resim
Sen onu çok cimri biri olarak bilirsin, vermeyi sevmeyen , hep kendine saklayan biri. Sonra başka birinden farklı söylemler duyarsın; "Evine gittim, öyle güzel ağırladı ki beni, yediğim içtiğim yetmezmiş gibi , bir de harika hediyeler verdi giderken. " "Ama nasıl olur!" dersin, sen onu "eli sıkı" bildirdin. Öyle biri nasıl bu kadar cömert davranabilir ! İyi düşün! - Cimriliği sadece sana karşı ise bu sana değer vermediğini mi gösterir ? - Yanılıyorsun.. - Sence onun cimri yönünü ortaya çıkaran ne ? Sen nasıl bir enerji yayıyorsun ki, o sana böyle davranıyor? Bunu iyi düşün ! - Sen hayatının hangi kısmında vermeyi sevmiyorsun, kendine saklamayı tercih ediyorsun ? Cimriliğin sadece maddi şeyler için olduğu öğretildi sana, hafızanda sadece bu bilgi var,  hafızana sakın sorma, o  yanıltır ! Sadece içine sor, doğru cevap orda.. Senin cimrilik alanın ne? Sen neyi vermekte, neyi paylaşmakta zorlanıyorsun? Bilgilerini mi...

AKLIMI PERDE YAPMA ARTIK, ACİLEN KALBİME ULAŞMAM LAZIM

Resim
Kabül kolay mı sanıyorsun? Değil.. Sevmek kolay mı sanıyorsun? Hiç değil.. Seni benden ayıran perdeyi kaldırana kadar Belki yıllar geçiyor.. Senin ben olduğumu anlayıncaya kadar Ruh , ne azaplar çekiyor.. Âmâ öyle bir an geliyor, Perde , tuzla buz oluyor, Sen ben yok oluyor.. Anlıyorsun ki, Çemberin dışına çıkmadan "İnsan aklı"nı dışarda bırakmadan Sevmek mümkün olmuyor..
Resim
"Kendinizi bütünüyle sevmeniz neden önemlidir? Çünkü bunu yaptığınız anda toplum bilincini așarsınız. O zaman kabullenilip onaylanma arzusunun üzerine çıkarsınız. Yargıyı așarsınız. Zaman illüzyonunun ötesine geçersiniz. O zaman sadece kendinizi doyuma ulaştırmak için yaşarsınız. Sadece içinizdeki sesi dinlersiniz. Yalnızca mutluluk yolunu izlersiniz. Ve o yolda varolan her şeyin bilişi vardır." Eckhart Tolle

Fotoğrafın enerjisi nedir ki..

Resim
Bir fotoğraf görüyorsunuz, hayran oluyorsunuz, "nasıl ya!" diyorsunuz. Zaten herkes de aynı düşüncede olmalı ki binlerce beğeni, yüzlerce yorum almış.  Hemen bir model bulup benzerini çekmek üzere aynı mekana gidiyorsunuz.  Sizin çektiğiniz fotoğraf gördüğünüzden de mükemmel oluyor. Kendi kendinizi taktir ediyorsunuz.  Sosyal medyada paylaştığınızda aynı beğeni ve taktiri alacağından eminsiniz.  Paylaşıyorsunuz ama sonuç hiç de beklediğiniz gibi olmuyor.  Oysa hayran olduğunuz fotoğrafın izleyici kitlesi ile sizinki çok farklı. Oysa sizin takipçi sayınız çok daha fazla.  Oysa diğer fotografta küçük kusurlar varken, sizinki mükemmel..  Nasıl oluyor da diğerinin yarısı kadar bile beğeni almıyor fotoğrafınız!?  Daha önce bazılarınca görüldüğü için algıların artık o fotoğrafı yadsıdığını düşünüyorsunuz.  Bence yanılıyorsunuz!  Fotoğrafı beğendiren şey onun enerjisidir..  Yani onun otantikliği, ...

Bedeni dinlemek neden önemli..

Resim
Beden diyor ki, "Dur! Yeme!" Sen yemeye devam ediyorsun; beynini dinliyorsun. Beyin diyor ki, "Bu çok lezzetli. Hadi birazcık daha." Sen bedeni dinlemiyorsun. Beden kendini kötü hissediyor, mide diyor ki, "Yeter! Bu kadarı fazla! Yoruldum!" Ama beyin de "Şu lezzete bak... Hadi biraz daha," diyor. Sen beyni dinlemeye devam ediyorsun.  Bedeni dinlersen sorunlarının yüzde 99'u yok olup gidecek ve kalan yüzde bir gerçek sorunlar değil, ancak kazalar olacak. BEDEN İLE ZİHNİ DENGELEMEK Osho